Uzmanlık
Alanları
-
Torasik Outlet Sendromu (TOS)
Torasik Outlet Sendromu (TOS) Torasik Outlet Sendromu Nedir? Torasik Outlet Sendromu (TOS), boyun ile omuz arasında bulunan ve sinirler ile damarların geçtiği dar bölgede meydana gelen baskı sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu baskı; sinirleri, toplardamarları veya atardamarları etkileyebilir ve hastalarda farklı şikayetlere neden olabilir. TOS, özellikle tekrarlayan kol hareketleri yapan kişilerde, duruş bozukluğu bulunanlarda, bazı doğumsal anatomik farklılıklara sahip bireylerde veya travma sonrası gelişebilmektedir. Torasik Outlet Sendromunun Belirtileri Nelerdir? Hastalığın belirtileri baskı altında kalan yapıların türüne göre değişiklik gösterebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır: Kol ve omuzda ağrı El ve parmaklarda uyuşma veya karıncalanma Kolda güçsüzlük Boyun ve omuz bölgesinde rahatsızlık hissi Kolda şişlik El ve parmaklarda soğukluk hissi Renk değişikliği veya dolaşım bozuklukları Belirtiler özellikle kolun yukarı kaldırıldığı durumlarda artış gösterebilir. Tanı Nasıl Konulur? Torasik Outlet Sendromunun tanısı; hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konulur. Gerektiğinde röntgen, bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR), ultrasonografi ve damar incelemeleri kullanılabilir. Doğru tanı, uygun tedavi planının oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Tedavi Yöntemleri Tedavi planı hastalığın tipi ve şiddetine göre belirlenir. Konservatif Tedavi Fizik tedavi ve rehabilitasyon Duruş bozukluklarının düzeltilmesi Egzersiz programları Ağrı ve iltihap giderici ilaçlar Cerrahi Tedavi İleri derecede sinir veya damar basısının bulunduğu, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ya da konservatif tedavilerden fayda görmeyen hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Cerrahi tedavide amaç, sinir ve damarlar üzerindeki baskıyı ortadan kaldırarak hastanın şikayetlerini gidermek ve normal fonksiyonlarını yeniden kazanmasını sağlamaktır. Erken Tanının Önemi Torasik Outlet Sendromunda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı sinir hasarı ve dolaşım problemlerinin önlenmesinde önemli rol oynar. Kol ve elde uzun süredir devam eden ağrı, uyuşma veya güç kaybı gibi şikayetleriniz varsa uzman değerlendirmesi için başvurmanız önerilir.
-
Özofagus Cerrahisi
Özofagus Cerrahisi Özofagus (Yemek Borusu) Nedir? Özofagus, ağızdan alınan besin ve sıvıların mideye iletilmesini sağlayan kas yapısındaki bir organdır. Halk arasında "yemek borusu" olarak bilinen özofagus, sindirim sisteminin önemli bir parçasıdır. Bu bölgede gelişen hastalıklar yutma güçlüğü, ağrı, reflü ve kilo kaybı gibi çeşitli şikayetlere neden olabilir. Özofagus Hastalıkları Nelerdir? Özofagusu etkileyen hastalıklar farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. En sık karşılaşılan hastalıklar şunlardır: Özofagus kanseri Akalazya Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) Özofagus darlıkları Divertiküller İyi huylu tümörler Yutma bozuklukları Bu hastalıklar kişinin beslenmesini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Belirtiler Nelerdir? Özofagus hastalıklarında görülebilen başlıca belirtiler şunlardır: Yutma güçlüğü Yutarken ağrı hissi Göğüs arkasında yanma veya ağrı Sürekli reflü şikayetleri Kilo kaybı Gıdaların takılması hissi Ses kısıklığı Kronik öksürük Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi durumunda uzman değerlendirmesi önem taşımaktadır. Tanı Yöntemleri Özofagus hastalıklarının tanısında hastanın öyküsü ve fizik muayenesinin yanı sıra çeşitli görüntüleme ve inceleme yöntemlerinden yararlanılır. Tanı amacıyla kullanılabilen yöntemler: Endoskopi Biyopsi Bilgisayarlı Tomografi (BT) Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) PET-BT Baryumlu özofagus grafisi Manometri incelemeleri Doğru tanı, en uygun tedavi yönteminin belirlenmesinde önemli rol oynar. Özofagus Cerrahisi Ne Zaman Gereklidir? Bazı özofagus hastalıklarında ilaç tedavisi veya endoskopik yöntemler yeterli olurken, bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi tedavi gerektirebilen durumlar: Özofagus kanseri İleri evre akalazya Ciddi özofagus darlıkları Büyük divertiküller Tedaviye dirençli bazı özofagus hastalıkları Cerrahi yaklaşım, hastalığın türüne ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanmaktadır. Modern Cerrahi Yaklaşımlar Günümüzde özofagus cerrahisinde açık cerrahiye ek olarak minimal invaziv ve robotik cerrahi yöntemleri de uygulanabilmektedir. Bu yöntemler sayesinde uygun hastalarda daha küçük kesilerle operasyon yapılabilmekte, ameliyat sonrası konfor ve iyileşme süreci desteklenebilmektedir. Erken Tanının Önemi Özellikle özofagus kanserlerinde erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Uzun süren yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı veya sürekli reflü şikayetleri bulunan kişilerin gecikmeden uzman değerlendirmesine başvurması önerilir. Özofagus hastalıklarının tanı ve tedavisinde amaç; hastanın yaşam kalitesini artırmak, şikayetleri gidermek ve mümkün olan en etkili tedavi yöntemini uygulamaktır.
-
Onkolojik Göğüs Cerrahisi
Onkolojik Göğüs Cerrahisi Onkolojik Göğüs Cerrahisi Nedir? Onkolojik Göğüs Cerrahisi, göğüs boşluğu içerisinde yer alan organlarda gelişen iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin tanı, evreleme ve cerrahi tedavisi ile ilgilenen cerrahi uzmanlık alanıdır. Özellikle akciğer kanseri başta olmak üzere mediasten (göğüs boşluğunun orta bölgesi), göğüs duvarı ve diğer torasik yapıların tümörlerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Amaç; hastalığın doğru şekilde değerlendirilmesi, uygun tedavi planının oluşturulması ve hastaya en etkili cerrahi yaklaşımın sunulmasıdır. Hangi Hastalıklarla İlgilenir? Onkolojik Göğüs Cerrahisi kapsamında değerlendirilen başlıca hastalıklar şunlardır: Akciğer kanseri Mediasten tümörleri Timoma ve timus tümörleri Göğüs duvarı tümörleri Plevra (akciğer zarı) tümörleri Akciğerde saptanan nodüller Akciğere metastaz yapan tümörler Tanısal amaçlı biyopsi gerektiren göğüs içi kitleler Her hasta, tümörün tipi, yayılımı ve genel sağlık durumu dikkate alınarak bireysel olarak değerlendirilmektedir. Akciğer Kanserinde Cerrahinin Önemi Akciğer kanseri, dünyada en sık görülen kanser türlerinden biridir. Erken evrede tanı konulan uygun hastalarda cerrahi tedavi, hastalığın kontrol altına alınmasında ve uzun dönem sağkalımın artırılmasında önemli bir yere sahiptir. Cerrahi tedavi sırasında tümörlü doku ve gerekli görülen lenf bezleri çıkarılarak hastalığın evresi belirlenir ve tedavi planı şekillendirilir. Tanı ve Değerlendirme Süreci Tedavi planı oluşturulmadan önce ayrıntılı değerlendirme yapılır. Bu süreçte aşağıdaki yöntemlerden yararlanılabilir: Akciğer grafisi Bilgisayarlı Tomografi (BT) PET-BT Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) Bronkoskopi Biyopsi işlemleri Solunum fonksiyon testleri Bu incelemeler sayesinde hastalığın yaygınlığı ve en uygun tedavi yöntemi belirlenmektedir. Cerrahi Tedavi Yöntemleri Onkolojik göğüs cerrahisinde uygulanacak yöntem hastalığın türüne ve evresine göre değişmektedir. Uygulanabilen cerrahi yöntemler: Akciğer rezeksiyonları Lobektomi (akciğer lobunun çıkarılması) Segmentektomi Pnömonektomi (akciğerin tamamen çıkarılması) Mediasten tümörü cerrahileri Göğüs duvarı rezeksiyonları Metastaz cerrahileri Cerrahi planlama her hasta için özel olarak yapılmaktadır. Minimal İnvaziv ve Robotik Cerrahi Teknolojik gelişmeler sayesinde uygun hastalarda kapalı yöntemler ve robotik cerrahi teknikleri kullanılabilmektedir. Bu yöntemler daha küçük kesilerle operasyon yapılmasına olanak sağlayarak ameliyat sonrası konforun artırılmasına katkıda bulunabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu, hastanın klinik durumu ve hastalığın özellikleri doğrultusunda belirlenmektedir. Multidisipliner Yaklaşım Kanser tedavisi birçok branşın birlikte çalışmasını gerektirir. Onkolojik Göğüs Cerrahisi; tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, göğüs hastalıkları, radyoloji ve patoloji gibi farklı uzmanlık alanlarıyla koordineli şekilde yürütülmektedir. Bu yaklaşım sayesinde her hasta için en uygun tedavi planı oluşturulabilmektedir. Erken Tanının Önemi Akciğer kanseri ve diğer göğüs içi tümörlerde erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam veya açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler varlığında uzman değerlendirmesine başvurulması önerilmektedir. Onkolojik Göğüs Cerrahisinin temel amacı; hastalığın en doğru şekilde tedavi edilmesi, yaşam kalitesinin korunması ve hastalara güncel tıbbi yaklaşımlar doğrultusunda güvenilir sağlık hizmeti sunulmasıdır.
-
Göğüs Duvarı Cerrahisi
Göğüs Duvarı Cerrahisi Göğüs Duvarı Cerrahisi Nedir? Göğüs Duvarı Cerrahisi, göğüs kafesini oluşturan kemik, kıkırdak, kas ve yumuşak dokularda gelişen hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen cerrahi alandır. Göğüs duvarında ortaya çıkan doğumsal şekil bozuklukları, travmalar, enfeksiyonlar ve tümörler bu alanın ilgi alanına girmektedir. Tedavinin amacı; hastalığın ortadan kaldırılması, göğüs duvarının fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Göğüs Duvarı Hastalıkları Nelerdir? Göğüs duvarını etkileyen hastalıklar farklı nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır: Göğüs duvarı tümörleri Kaburga tümörleri Sternum (iman tahtası) hastalıkları Pektus Ekskavatum (kunduracı göğsü) Pektus Karinatum (güvercin göğsü) Travmaya bağlı göğüs duvarı yaralanmaları Kaburga kırıkları Enfeksiyonlar ve iltihabi hastalıklar Göğüs duvarı deformiteleri Bu hastalıklar ağrı, nefes alma güçlüğü, kozmetik sorunlar veya günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılığa neden olabilir. Belirtiler Nelerdir? Göğüs duvarı hastalıklarında görülen belirtiler hastalığın türüne göre değişebilir. Sık görülen belirtiler: Göğüs bölgesinde ağrı Şişlik veya kitle hissi Göğüs kafesinde şekil bozukluğu Nefes darlığı Hareketle artan ağrı Göğüs duvarında hassasiyet Fiziksel aktivite sırasında çabuk yorulma Uzun süre devam eden veya giderek artan şikayetlerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir. Tanı Süreci Göğüs duvarı hastalıklarının tanısında ayrıntılı fizik muayene ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Tanıda kullanılabilen yöntemler: Akciğer grafisi Bilgisayarlı Tomografi (BT) Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) Ultrasonografi PET-BT Biyopsi işlemleri Bu değerlendirmeler sayesinde hastalığın yaygınlığı ve tedavi planı belirlenmektedir. Göğüs Duvarı Cerrahisi Hangi Durumlarda Uygulanır? Cerrahi tedavi aşağıdaki durumlarda gerekli olabilir: İyi huylu veya kötü huylu tümörler İleri derecede göğüs duvarı deformiteleri Tedavi gerektiren kaburga kırıkları Göğüs duvarı enfeksiyonları Solunum fonksiyonlarını etkileyen yapısal bozukluklar Her hasta için en uygun tedavi yöntemi, ayrıntılı değerlendirme sonrasında belirlenmektedir. Göğüs Duvarı Rekonstrüksiyonu Bazı hastalarda tümör veya travma nedeniyle göğüs duvarında oluşan doku kayıplarının onarılması gerekebilir. Bu durumda özel cerrahi teknikler kullanılarak göğüs duvarının yapısal bütünlüğü yeniden sağlanır. Rekonstrüksiyon işlemleri hem estetik görünümün hem de solunum fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur. Minimal İnvaziv Yaklaşımlar Gelişen cerrahi teknikler sayesinde uygun hastalarda daha küçük kesilerle gerçekleştirilen yöntemler tercih edilebilmektedir. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı azaltılabilir ve günlük yaşama dönüş süreci desteklenebilir. Erken Tanının Önemi Göğüs duvarında fark edilen şişlikler, şekil bozuklukları veya uzun süre devam eden ağrılar ihmal edilmemelidir. Erken tanı ve uygun tedavi, hastalığın ilerlemesini önlemeye ve daha başarılı sonuçlar elde edilmesine katkı sağlar. Göğüs Duvarı Cerrahisinde amaç; hastalığın doğru şekilde tedavi edilmesi, göğüs kafesinin fonksiyonlarının korunması ve hastaların sağlıklı bir yaşam sürmesine yardımcı olmaktır.
-
Akciğer Cerrahisi
Akciğer Cerrahisi Akciğer Cerrahisi Nedir? Akciğer Cerrahisi, akciğerlerde meydana gelen iyi huylu veya kötü huylu hastalıkların cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesini kapsayan bir uzmanlık alanıdır. Akciğer dokusunda oluşan tümörler, enfeksiyonlar, kistler ve yapısal bozukluklar bu alanın ilgi alanına girer. Tedavinin temel amacı; hastalıklı dokunun güvenli bir şekilde çıkarılması, akciğer fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Akciğer Hastalıkları Nelerdir? Akciğer cerrahisi kapsamında değerlendirilen başlıca hastalıklar şunlardır: Akciğer kanseri Akciğer nodülleri İyi huylu akciğer tümörleri Akciğer kistleri Bronşiektazi Akciğer enfeksiyonlarına bağlı komplikasyonlar Pnömotoraks (akciğer sönmesi) Metastatik akciğer hastalıkları Bu hastalıklar erken tanı ve doğru tedavi ile daha başarılı şekilde yönetilebilmektedir. Belirtiler Nelerdir? Akciğer hastalıklarında görülen belirtiler hastalığın türüne göre değişiklik gösterebilir. En sık görülen şikayetler: Uzun süren öksürük Nefes darlığı Göğüs ağrısı Kanlı balgam Ses kısıklığı Açıklanamayan kilo kaybı Halsizlik ve çabuk yorulma Bu belirtiler özellikle uzun süre devam ediyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gereklidir. Tanı Yöntemleri Akciğer hastalıklarının tanısında modern görüntüleme ve laboratuvar yöntemlerinden yararlanılır. Başlıca tanı yöntemleri: Akciğer grafisi Bilgisayarlı Tomografi (BT) PET-BT Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) Bronkoskopi Biyopsi Solunum fonksiyon testleri Bu incelemeler sayesinde hastalığın türü, yayılımı ve evresi belirlenir. Akciğer Cerrahisi Hangi Durumlarda Uygulanır? Cerrahi tedavi aşağıdaki durumlarda gerekli olabilir: Akciğer kanseri Şüpheli veya büyüyen akciğer nodülleri İyi huylu ancak şikayetlere neden olan kitleler Pnömotoraks (tekrarlayan akciğer sönmesi) Bazı enfeksiyon komplikasyonları Metastatik tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması Her hasta, detaylı değerlendirme sonrasında bireysel olarak planlanır. Cerrahi Tedavi Yöntemleri Akciğer cerrahisinde uygulanabilecek farklı cerrahi yöntemler bulunmaktadır: Lobektomi (akciğer lobunun çıkarılması) Segmentektomi Wedge rezeksiyon (kama çıkarımı) Pnömonektomi (akciğerin tamamen çıkarılması) Video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) Robotik cerrahi yöntemleri Hangi yöntemin uygulanacağı hastalığın tipi ve evresine göre belirlenir. Minimal İnvaziv ve Robotik Cerrahi Günümüzde uygun hastalarda kapalı yöntemler ve robotik cerrahi teknikleri kullanılabilmektedir. Bu yöntemler sayesinde daha küçük kesilerle operasyon yapılabilir, ameliyat sonrası ağrı azalabilir ve iyileşme süreci daha konforlu hale gelebilir. Erken Tanının Önemi Akciğer hastalıklarında erken tanı, tedavi başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Özellikle akciğer kanseri gibi hastalıklarda erken evrede yapılan cerrahi müdahaleler, hastalığın kontrol altına alınmasında büyük avantaj sağlar. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı balgam gibi şikayetlerde gecikmeden uzman değerlendirmesi önerilmektedir. Akciğer Cerrahisinin temel hedefi; hastalığın en doğru şekilde tedavi edilmesi, akciğer fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasıdır.
-
Mediasten Cerrahisi
Mediasten Cerrahisi Nedir? Mediasten, göğüs kafesinin ortasında, iki akciğer arasında yer alan anatomik bölgedir. Bu bölgede kalp, büyük damarlar, yemek borusu, soluk borusu, timus bezi ve lenf bezleri bulunur. Mediasten cerrahisi ise bu bölgede gelişen kitlelerin, tümörlerin, kistlerin ve diğer hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen cerrahi uzmanlık alanıdır. Belirtileri Nelerdir? Mediasten bölgesindeki hastalıklar bazen hiçbir belirti vermeyebilir ve rutin sağlık kontrollerinde tesadüfen saptanabilir. Hastalığın büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre aşağıdaki belirtiler görülebilir: Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi Nefes darlığı Uzun süren öksürük Yutma güçlüğü Ses kısıklığı Halsizlik ve yorgunluk Boyun veya yüzde şişlik Nedeni açıklanamayan kilo kaybı Bu belirtilerin farklı hastalıklarda da görülebileceği unutulmamalıdır. Kesin tanı için uzman değerlendirmesi gereklidir. Tanısı Nasıl Konulur? Mediasten hastalıklarının tanısında öncelikle hastanın şikâyetleri ve tıbbi öyküsü değerlendirilir. Daha sonra aşağıdaki yöntemlerden yararlanılabilir: Akciğer grafisi Bilgisayarlı tomografi (BT) Manyetik rezonans görüntüleme (MR) Pozitron emisyon tomografisi (PET-BT) Bronkoskopi Mediastinoskopi İğne biyopsisi veya cerrahi biyopsi Bu incelemeler sayesinde kitlenin yeri, boyutu ve yapısı belirlenerek uygun tedavi planı oluşturulur. Tedavisi Nasıl Yapılır? Tedavi yöntemi, hastalığın türüne, büyüklüğüne ve yayılım durumuna göre belirlenir. Bazı hastalarda düzenli takip yeterli olurken, bazı durumlarda cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi tedavide günümüzde mümkün olan hastalarda kapalı yöntemler (minimal invaziv cerrahi) tercih edilmektedir. Bu yöntemler daha küçük kesilerle uygulanır ve hastaların iyileşme süreci genellikle daha konforlu geçer. Gerektiğinde açık cerrahi yöntemler de kullanılabilir. Bazı hastalarda cerrahi tedaviye ek olarak kemoterapi, radyoterapi veya diğer onkolojik tedaviler planlanabilir. Tedavi süreci ilgili branşların birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür. Erken tanı ve uygun tedavi, mediasten hastalıklarında başarılı sonuçlar elde edilmesinde büyük önem taşımaktadır.
-
Minimal İnvaziv Torasik Cerrahi
Minimal İnvaziv Torasik Cerrahi Nedir? Minimal İnvaziv Torasik Cerrahi, göğüs kafesi içerisindeki akciğer, plevra (akciğer zarı), mediasten ve diğer göğüs hastalıklarının büyük kesiler yerine küçük kesilerden girilerek özel kamera ve cerrahi aletler yardımıyla tedavi edildiği modern bir cerrahi yöntemdir. Geleneksel açık ameliyatlara göre daha küçük kesiler kullanılması sayesinde ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, hastanede kalış süresi kısalmakta ve günlük yaşama dönüş daha hızlı gerçekleşmektedir. Hangi Hastalıklarda Uygulanır? Minimal invaziv torasik cerrahi aşağıdaki hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılabilmektedir: Akciğer nodülleri ve akciğer kanseri Mediasten kitleleri ve timus bezi hastalıkları Plevra (akciğer zarı) hastalıkları Spontan pnömotoraks (akciğer sönmesi) Akciğer biyopsileri Göğüs boşluğundaki bazı iyi huylu ve kötü huylu kitleler Bazı diyafram hastalıkları Belirtileri Nelerdir? Minimal invaziv torasik cerrahi bir hastalık değil, bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle belirtiler, tedavi edilen hastalığa göre değişiklik gösterir. Hastalarda şu şikâyetler görülebilir: Uzun süren öksürük Nefes darlığı Göğüs ağrısı Kanlı balgam Tekrarlayan akciğer enfeksiyonları Akciğer sönmesine bağlı ani göğüs ağrısı ve nefes darlığı Göğüs içerisinde saptanan kitle veya nodüller Tanısı Nasıl Konulur? Öncelikle hastanın şikâyetleri değerlendirilir ve gerekli görüntüleme yöntemleri uygulanır. Tanı sürecinde sıklıkla şu yöntemlerden yararlanılır: Akciğer grafisi Bilgisayarlı Tomografi (BT) PET-BT Manyetik Rezonans (MR) Solunum fonksiyon testleri Bronkoskopi Biyopsi işlemleri Bu incelemeler sonucunda hastalığın türü ve yaygınlığı belirlenerek en uygun cerrahi yöntem planlanır. Tedavisi Nasıl Yapılır? Minimal invaziv torasik cerrahide göğüs duvarına açılan birkaç küçük kesiden kamera ve özel cerrahi aletler yerleştirilir. Cerrah, yüksek çözünürlüklü görüntü eşliğinde operasyonu gerçekleştirir. Başlıca kullanılan yöntemler: Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi (VATS) Robotik Torasik Cerrahi Bu yöntemlerin sağladığı avantajlar şunlardır: Daha küçük ameliyat izleri Daha az ağrı Daha düşük enfeksiyon riski Daha kısa hastanede yatış süresi Günlük yaşama ve işe daha hızlı dönüş Daha konforlu iyileşme süreci Her hasta için en uygun tedavi yöntemi, hastalığın özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek belirlenir.
-
Hakkımda
Göğüs cerrahisi alanında tanı ve tedavi hizmetleri sunarak, hastalarıma güncel tıbbi yaklaşımlar ışığında bireysel çözümler sunmayı amaçlıyorum. Akciğer kanseri, özofagus hastalıkları, akciğer hastalıkları ve robotik cerrahi başta olmak üzere geniş bir uzmanlık alanında hizmet vermekteyim. Tedavi sürecinin her aşamasında hasta odaklı yaklaşımı benimseyerek, bilimsel gelişmeleri yakından takip ediyor ve modern teknolojilerden faydalanıyorum. Sağlığınıza giden yolda güvenilir bir rehber olmayı hedefliyorum.